ÖĞRENCİLERİMİZİNDEN...

* Saat 10:45... Bugün İtalya'ya geleli beş gün oldu. Şu an koğuşa benzeyen, 13 kızın birlikte yattığı, tek bir banyosu olan bir odada duş sırası bekliyorum. Burası Marcellina. Ruoti'den dün geldik. Vedalaşma sırasındaki duygularımı şu an anlatamıyorum. Oradaki insanların sıcakkanlılığını asla unutmayacağım. (...) Tek bir şey... Onları, misafirperverliklerini, sıcakkanlılıklarını, güleryüzlülüklerini ve beni ağlatmayı başaran "Sizi unutmayacağız" demelerini hiç bir zaman unutmayacağım... 07.08.2002

Gülşah DOYUK

* 20m2 otobüste başladık bu maceraya. Yol bitmek bilmedi, sıkıldık, ofladık, pufladık ve bazen sıktık da... Hepsinin karşılığını aldık ama Ruoti'de... Hiş beklemediğimiz düşünmediğimiz bir mükemmeliyetle ağırlandık. Süper dostlarımızı çok sevdik, onlar da bizi çok sevdiler. Çok eğlenceli günlerdi, anahtar krizine rağmen güldük, eğlendik. Olumsuzluklar keyife dönüştü. İnsan hayatında her şey tecrübe, bu da benim için tecrübe... (...) Ruoti'yi, Carmen'i, makarnayı, Maria'yı, Schumi'yi, Mama'yı ve dökülen dostluk gözyaşlarını hiç unutmayacağım... 07.08.2002

Fatih AHISKA

* Neyle karşılaşacağımızı bilmeden az da olsa bir tedirginlikle geldiğimiz Ruoti'de beklemediğimiz ve bekeleyemiyeceğimiz bir ilgi, misafirperverlikle karşılandık. Ne kadar da bize benziyorlar dediğimiz her noktada bizim onlar onların da biz olduğunu anladık. Ne yamak ikramlarını, ne bize sundukları olanakları, ne hediyelerini ne yüzlerini, gülümsemelerini ve de gülen gözlerini ne de en sonunda ayrılığımıza geçen beş günün ardından bizim için dökülen gözyaşlarını unutacağım. Ruoti halkı sizi asla unutmayacağım! 07.08.2002

Dilek ÇINGIR

* Hayatımda ilk kez bir yurtdışı seyahatine çıktım. İlk gece üstümde inanılmaz bir heyecan ve tedirginlik vardı. Gittiğimiz yerde bizi ne bekliyordu bilmiyordum. Nasıl anlaşacağız, nerde kalacağız bunlar beni epey düşündürüyordu. Ama Ruoti'ye ulaşıp ordaki insanları görüp, onlarla beraber yaşamaya başlayınca anladım ki, bu korkular oldukça yersizmiş. Ailelerimiz bizi mükemmel bir şekilde ağırladılar.(...) Hayatımda yaşadığım en güzel beş gündü diyebilirim. Vedalaşırkenki o duygu selini, herkesin ağlayışını ömrüm boyunca unutmayacağım. Ve Tekin hocam size bu güzel günleri bize yaşattığınz, bu sıcak insanlarla bize tanışma fırsatı verdiğiniz ve buraları görebilme şansı verdiğiniz için çok çok teşekkür ediyorum. Grazie..

Özlem ALPAN

* Buongiorno Tekin Hocam. Yıl 2002 ve aylardan Ağustos. Bu yıl benim mezun olduğum yıl, yani öğrenciliğimin sonu. Kesin olarak bana verilyen en güzel mezuniyet hediyesi İtalya'ya gelmem ve Ruoti'deki o güzel insanlarla tanışmamdır. Avrupa'ya ilk gelişim ama geçirebileceğimiz en güzel günleri ve en güzel dostlukları yaşadık.(...) Gönül verdiğimiz halkdanslarının zevkini onlarla daha büyük anlamlar kazandırdık. kültür alışverişinin en güzelini yaşadık. Gözyaşlarının en güzellerini ve içten olanlarını döktük. Ruoti seni asla unutmayacağım.(...)

Aslı ÖZYÜREK

* Selam - Ciao!!! Bu yazdıklarımı yıllar sonra okuyabilir miyim bilemiyorum... Ama bu günlerde tarif edemiyeceğim duygular içerisindeyim. Belki sayfalar dolusu yazabilirim. ama şimdi beş-on cümleyi bile toparlayıp yazamıyorum. Yaşadığım bütün anılar kalbilmde ve beynimde öyle yoğun ki; belli birdüzene sokup, özet kısımlarını çıkaramam. Çünkü; burada geçirdiğim her saniyenin benim için ayrı bir önemi var... Yazdıklarım belki pek birşey ifade etmeyecek sizin için; ama olur da bir gün bu yazıyı tekrar okuyabilme imkanım olursa, aynı duyguları tekrar yaşayacağım. Hayatımın ilk ve en duygulu yurdışı seyahatiydi. Ciao...

Demet AKSOY

* Şoförlerimizin bizi Ruoti'ye götürmemek için yaptığı binbir türlü kaybolma oyunundan sonra sonunda ailelerimize kavuşmuştuk. Tabii ki başta onları bu kadar seveceğimizi aklıma bile getirmemiştim. Ben ve ev arkadaşlarım olan Osman, Ümit ve Arda ile birlikte evimize girdiğimizde büyük bir şokla ve hayranlıkla etrafımıza bakarken ilk kahkahalarımızı Osman'ın babaya(Corni) yarın ne yapacağımızı sormak için söylediği "baba güneş doğdi, güneş batti, yarin biz ne edeceğuk" demesiyle patlatmıştık. Daha sonra nasıl geçtiğini anlamadığım dört gün boyunca sürekli güldük eğlendik. Sanırım kısa hayatımda şu ana kadar yaşadığım en güzel günlerdi. daha sonra tanıştığım ve asık olduğum annem Rosaria'da ilk başlarda pek sıcak değildi ama sonradan benim onu ne kadar sevdiğimi anlayınca aramız çok iyi oldu. Ruoti'den ayrılmamıza iki gün kala bütün ekipten gizleyerek yaşadığım ufak çaplı da bir aşkım oldu. Aşkın adı Debora. Benim için bu seyahate damga vuran insanlar; 1. Şoförler, 2. Osman (Güneş doğdi, güneş batti), 3. Giovanni (Babamız), 4. Rosalia (Anam, Mamy), 5. Debora... Ruoti'den ayrılmamıza bir gün kala şoförlerin otobüsün anahtarını kaybetmesiyle baya sevinmiştik. Ama bir çaresini buldular ve dönüş hazırlıklarına başladık. Herkes ayrıldığına çok üzülüyordu. Özellikle Debora. Ayrılık vakti geldiğinde yaklaşık yüz kişi aynı anda ağlıyorduk. Ben başlarda ağlamadım ama çok sevdiğim annemin ağladığını görünce ben de bıraktım kendimi yağmurun kollarına. Osman'ın o içten hıçkırarak ağlayışını gören herkes daha bir içten daha bir derinden ağlıyordu. babamız bile ağladı...

Aydın AKTAŞ

* Bu festivali ilk yurt dışı seyahatim olduğu için değil de, çok farklı tatları, duyguları yaşadığım için, her makarna yediğimde, her "İtalya" dendiğinde, saatime her baktığımda, "Ciao Bella"yı her söylediğimde, güzelliklerle, mutluluklarla hatırlayacağım ve hep "Ne güzel insanlardı" deyip, Ruoti festivalini, Ruoti'yi ailemi ve sizi ve ekibimi hatırlayacağım.

Artık evime gelen bir misafirin nasıl ağırlanacağını çok daha iyi biliyorum...07.08.2002

Bağdagül AYTEKİN

* Hocam; inanın şu anda bunları neden otobüsteyken elime almadım diye kendime kızıyorum. (kalemi-kağıdı). Çünkü Ruoti'de yaşadığım güzel günleri, o anı yaşayarak, gerçekten hissederek yazmak isterdim. Buraya gelip de (Marcellina) bu kötü ortamı görünce içimden hiçbir şey yazmak gelmiyor. Bugüne kadar katıldığım hiç bir festivalde böyle bir ilgiyle karşılaşmadım. Ruoti'deki insanlar bizeinsanlık dersi verdiler gerçekten. Kendi akrabalarım beni böyle bir ilgiyle ağırlamadı bugüne kadar. Sanki kendi anne-babamın yanındaydım. O insanları tanıdığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Serenay KINIK

* Tekin Hocam, öncelikle bu çok güzel anıları bize yaşama fırsatını yarattığınız için size çok teşekkür ederim. Hayatta herşey bir gün unutulur veya tükenir ama hatıralar asla unutulmaz. (...) Yaşanan dostluklar çok güzeldi ve hiçbirimizin hafızasından ölünceye kadar silinmeyecek. Bu güne kadar hiç bir şeyi ve hiç bir kimseyi bir daha göremiyeceğime bu kadar üzülmemiştim. Onlara da bize sağladıkları tüm imkanlar ve samimiyetleri için minnettarım. Osman'ın dediği gibi güneş her gün doğiy, her gün batiy. Ama geçen zaman bu güzel anıların unutulmasına izin vermeyecek. Bize bu imkanları sağladığınız ve güvendiğiniz için size çok teşekkür ederim. 08.08.2002

Senem GAMSIZ

* Gerçekten sevginin bitmediğini öğrendiğimiz Ruoti kasabasından ayrılığımızın ikinci günü. Şimdi çok güzel bir sahil kasabasındayız. Ama hiçbirimiz için dakikalar geçmiyor. Oysa Ruoti'de onca gün nasıl geçti, farkında olamadan ve böyle etkileneceğimizi bilemeden. Şimdi sonuna yaklaştıkça farkediyorum, hayatım boyunca bir daha da göremeyeceğim insanlar için gözlerim nemleniyor. Hepsini çok özlüyorum... 07.08.2002

S. Arda SOYSAL

* Selam. Başlamak zor hele böyle bir sondan sonra benim gibi lügatı zayıf birinin başlaması çok zor. Ama hocam siz istediniz bizim de boynumuz kıldan ince... Gelmeden önce belki de en çok ben tedirgindim. Çünkü hiç dilim yoktu. İnsanlarla diyaloğa geçmeyi her zaman sevdim ve hep becerdim de. Ama bu çok farklıydı. Çünkü bilmediğiniz bir yer, bilmediğiniz insanlar ve bilmediğiniz bir dille konuşuyorlar. Neyse aktarmalı da olsa bir şekilde yola çıktık. Bir sürü aksilikleri atlattık (atlattınız!). Ama sizin sabır taşı gibi bir kalbiniz varmış. Bunu da anladık. Sonunda vardık Ruoti'ye. İlk vardığımda en büyük sevincim Corni (Babamız)'nin sigara yakmasıydı. ama sonradan anladım ki sigara gibi şeyler bu şehirde alacağım zevklerin, yaşayacağım şeylerin yanında çok hafifmiş. Ruoti'de benim için en önemli olan hayat dersi, insanın her yerde insan olduğuydu. Aramızda oluşan o sıcaklığın en büyük sebebi de benim başta çok korktuğum dil bilmememdi. Birbirimize birşeyler anlatmaya çalışırken çırpınmamız aramızda farklı elektriklerin oluşmasına yol açtı. Felice'nin ve eşinin bizim memnun kalmamız için çırpınmalarını trilyonlarla ödeyemeyiz herhalde. Her ne desem diyeyim, oradaki insanların sıcaklığını Türkiye'de hiçbir yerde kolay kolay bulamayacağıma inanıyorum. Şu an burada ismini saymadığım, sadece bir kere bakıştığım veya konuşmaya çalıştığım insanlarda bile hep bir sıcaklık vardı. Ruoti'yi ve oradaki insanları hiçbir zaman unutamam. ve elime geçen ilk fırsatta Ruoti'nin yolunu tutacağım. En önemlisi Hocam bana bu fırsatı tanıdığınız için...

Osman KÖSEOĞLU

* Ruoti'den ayrılışın hüznü üzerimizde hala. Hep düşünceler ve kaygıyla gidip çok içten insanların ortasında bulduk kendimizi. Böyle köy dost başına. İlk gün öğlen yemeği sorun oldu... Bir anda mario haydi bize dedi... Josephina gelmedin diye kırıldı darıldı. Otobüsün anahtarı kayboldu, bizden daha çok üzüldüler... Bizse mutlu ve umutluyduk, birkaç gün daha kalabiliriz diye. ama elbet ayrılık. Tüm Ruoti'lilerle bir geleceğimiz kesişir... Şimdi tek düşlediğimiz Brindisi'den beraber Feribotla Yunanistana geçmek.

Ümit ÇEPNİ